İş

Aile şirketlerinin gündeminde enflasyon ilk sırada

Ortak Akıl İş Platformu’nun yüzde 55’i birinci nesil temsilcilerden oluşan 112 aile şirketi başkanının katıldığı araştırmaya göre; Önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisinin karşı karşıya olduğu en önemli riskler açık ve orta yüksek enflasyon (%64,3), bunu nitelikli işgücü (%53,6) ve finansmana erişim (%51,8) kaybı izlemektedir. Öne çıkan diğer riskler ise; jeopolitik riskler (%33,9) ve işgücü maliyetlerindeki artış (%28,6).

Joint Mind İş Platformu Lideri ve Ortak Mind Consultancy Kurucu CEO’su Dr. Yılmaz Sönmez’e göre bu, aile şirketlerinde evrensel trendler doğrultusunda finansal ve tedarik zinciri yönetimi ile insan ve kültür yönetiminin gerekliliğini vurgulayan güçlü bir veri.

Aile Şirketlerini bekleyen risk: Kurumsallaşamamak

Araştırmada aile şirketi yöneticilerine en önemli risklerin “aile şirketlerini beklemek” olduğu sorulduğunda kurumsallaşamama (%51,8) ilk sırada yer aldı. Sırasıyla; Bunu aile üyeleri arasındaki bağlantı sorunları (%44,6), kurucu ile yeni kuşaklar arasındaki vizyon farklılıkları (%37,5) ve bu iki kesimin beklenti farklılığı (%30,3) takip ediyor. Anayasanın olmaması veya uygulanmaması (%28,6) ve görev ve yetki dağılımındaki belirsizlik (%28,6) de vurgulanan diğer risklerdir.

Dr. Yılmaz Sönmez, verilere ilişkin şu yorumu yaptı: “Bu sonuç, üçlü dönüşümün en çok ihmal edilen unsuru olan “kurumsal dönüşümün” önemini bir kez daha vurguluyor. Görüldüğü üzere rekabette geri kalmamak için aile ve şirketin senkronize kurumsallaşması ve bu doğrultuda kullanılacak kritik enstrümanlar, özellikle de aile anayasası büyük önem taşıyor.”

Aile Şirketleri “Yeni Pazarlar Belirsizliğin Panzehiridir” Diyor

Aile şirketlerine 2024 yılında yeni yatırım konuları sorulduğunda ilk sırada yeni pazarlara (%55,3) odaklanılırken, bunu insan kaynakları, istihdam (%48,2), dijitalleşme (%42,9) ve kurumsallaşma (%29,3) takip etti. ) olmuş. Yeşil dönüşüm ise %19,6 ile son sırada yer alıyor. Bilgileri yorumlayan Dr. Yılmaz Sönmez, “Pandemi sonrası artan kitlesel istifa ve sessiz istifa trendi, nitelikli işgücüne sürdürülebilir erişimi sadece ülkemizde değil tüm dünyada çok önemli hale getirdi. Aile şirketleri bu anlamda zincirin en kırılgan halkasıdır. “Bu nedenle yetenekleri çeken ve mevcut yetenekleri koruyan bir iş kültürünün hızla benimsenmesi gerekiyor” dedi.

Aile Şirketleri krizlere karşı köklü müşterilerine güveniyor

Araştırmaya katılan aile şirketlerinin başkanları, şirketlerinin krizlere karşı dayanıklılığını 5 üzerinden 3,64 olarak puanlarken, bu oran ortalamanın üzerinde öne çıkıyor. Öte yandan şirketlerinin krizlere karşı güçlü yönleri sorulduğunda; yerleşik pazar ve müşteriler (%44,6), finansal yapı (%41,1) ve nitelikli insan kaynağı (%35,7) ilk üçte yer alıyor. Sektörel çeşitlilikten (%30,3) sonra aile yapısı (%28,5) beşinci en güvenilir ekipman olarak dikkat çekerken, son sırada (%3,6) yeşil ürün/hizmetler yer alıyor. Dr. Yılmaz Sönmez’e göre aile şirketlerinin en güçlü noktası olarak gördükleri yerleşik çıkarları aynı zamanda en zayıf noktasıdır. Bu nedenle pazar ve müşteri çeşitlendirmesine ve alternatif finansal araçlara değer verilmesi gerekmektedir.

Belirsizlikler Arttıkça Aile Şirketleri Daha Proaktif Olmalı

Tüm araştırma sonuçlarını değerlendiren Ortak Intel İş Platformu Lideri ve Ortak Reason Danışmanlık Kurucu CEO’su Dr. Yılmaz Sönmez, pandemiden Rusya-Ukrayna savaşına kadar aile şirketleri için belirsizliklerle, mükemmel fırtınalarla ve kara kuğularla dolu bir sürece girdiğimizi belirtti. Enflasyondan resesyona, depremden Orta Doğu’daki çatışma ortamına kadar belirsizlik artık tek belirleyici faktör haline geldi.

“112 aile şirketi başkanıyla yaptığımız kapsamlı araştırma bize, aile şirketlerimizin hâlâ büyük ölçüde yerleşik bağlara ve pazarlara güvendiğini ve kendilerini krizlere karşı dayanıklı gördüklerini gösteriyor. Ama her gün yeni bir dünyaya uyanıyoruz. Ürün, süreç ve yeteneklerimizi üçlü dönüşüme yani kurumsal-dijital ve yeşil dönüşüme entegre etmezsek, köklü bir paradigma değişikliği yapmazsak, kısacası kendi yıkıcı inovasyonumuzu daha önce yapmazsak yıkım geliyor, olumlu senaryolar bizi beklemiyor. “Maalesef şu anda bizi tam olarak neyin beklediğinin farkında değiliz” diyen Dr. Yılmaz Sönmez, aile şirketlerinde danışmanlık süreçlerinin değerine vurgu yaparak sözlerini şöyle tamamladı: “Bu nedenle aile şirketlerinin hızla becerilerini güncellemeli, üçlü dönüşüme uyum sağlayacak senaryolar hazırlıyor, üçlü dönüşüm liderlerini seçiyor ve bu konfor alanlarını terk edecek şekilde proaktif davranarak organizasyonlarını dönüştürüyor. “Hepimizin ‘merhaba’ dediğimiz yeni dünyaya uygun, esnek ve daima öğrenen şirketleri hayata geçirmeliyiz.”

haber-ayancik.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu